|
T.C. YARGITAY 5. HUKUK DAİRESİ E. 2005/1079 K. 2005/3504 T. 29.3.2005
ÖZET: Dava, kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 15/C maddesi gereğince kullanma hakkının davacı idareye ait olduğu belirtilerek irtifak hakkının Hazine adına tescil edilmesi gerektiği gözetilmeden davacı idare adına tesciline karar verilmesi, Dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde mevcut olan ipoteğin tespit edilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi, doğru değildir.
DAVA: Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare ile davalılardan Fadıl Kamberler vekili yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Arazi niteliğindeki taşınmaza gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, taşınmazın niteliği, tamamının yüzölçümü, geometrik durumu ve enerji nakil hattı güzergahı dikkate alınarak değer düşüklüğü oranı belirtilmek suretiyle irtifak hakkı karşılığının tespit edilmesi doğru olduğu gibi, tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, karar verilmesi de doğrudur. Diğer taraftan davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde, yargılama giderleri ile maktu harcın davacı idareye yükletilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1-4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 15/C maddesi gereğince kullanma hakkının davacı idareye ait olduğu belirtilerek irtifak hakkının Hazine adına tescil edilmesi gerektiği gözetilmeden davacı idare adına tesciline karar verilmesi, 2-Avukatlık Kanununun 164/son maddesi uyarınca mahkemece hükmedilen vekalet ücreti, davayı takip eden avukata ait ise de; bu husus avukat ile ona vekalet verenin iç meselesidir. Vekalet ücretinin taraflar yerine, vekilleri lehine hüküm altına alınması, 3-Kendisini vekille temsil ettiren davalı Fadıl Kamberler lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmemesi, 4-Dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde mevcut olan ipoteğin tespit edilen bedele yansıtılması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru değilse de, bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; a )Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki ( davacı idare lehine irtifak hakkı tesis edilerek tapuya tesciline ) kelimelerinin çıkarılmasına, yerine (irtifak hakkının Hazine adına tesciline, kullanma hakkının davacı idareye ait olduğunun şerh edilmesine ) kelimelerinin yazılmasına, b )Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının vekalet ücretine ilişkin 6. bendindeki (davacı vekiline) kelimelerinin çıkarılarak yerine ( davacı idareye ) kelimelerinin yazılmasına, c )Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının sonuna ayrı bir bent olarak ( Davalılardan Fadıl Kamberler kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 300.000.000-TL. maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan Fadıl Kamberler’e verilmesine) cümlesinin eklenmesine, d )Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının sonuna ayrı bir bent olarak ( Dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde mevcut ipoteğin tespit edilen bedele yansıtılmasına ) cümlesinin eklenmesine, SONUÇ: Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde ödeyenlere iadesine 29.03.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
|