|
T.C. YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ E. 2002/1901 K. 2002/3526 T. 2.4.2002
ÖZET: Elektrik Tarifeler Yönetmeliğinin 39/1 maddesine göre "Teşekkül veya şirket elemanı sayaç değerini okumak için geldiğinde, kullanım yerinde kimsenin bulunmaması veya abonenin kapıyı açmaması ya da herhangi bir nedenle bilerek sayaç değerinin okunmasına engel olunması durumunda, teşekkül veya şirket elemanının kullanım yerine bırakacağı bir ihbarname ile aboneden sayaç değerini tespit edip teşekkül veya şirkete göndermesi istenir". Davalı idarenin, görevlilerinin sayaç okumaya gittiklerinde sayacın bulunduğu yer kapalı olduğu için okuyamayıp geç okuma ve ücretlendirme yaptıkları şeklindeki savunmaları, yönetmelik hükmünde belirtilen görevlerin idare tarafından yerine getirilmediğini, dolayısıyla idarenin sayaçları geç okumakta kusurlu olduğunu göstermektedir.
DAVA: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü: KARAR: Davacı, davalı ile enerji satış sözleşmesi yaptıklarını, sözleşmenin sayaç okuma ile ilgili 5. maddesine göre sayaç okuma ve ücretlendirmenin aylık yapılması gerekirken 1,5 yıl sayaç okumayarak en son 30.5.2001 tarihinde okuma yaparak toplam 32.806.210.000 TL.lik iki fatura düzenlediklerini, bu borcun 22.547.703.269 TL.sinin normal tüketim borcu olup, kabul ettiklerini ancak 10.258.506.731 TL.lik kısmının geç okuma sonucu yüksek ücret tarifesi uygulanmasından kaynaklanan fark olduğundan bu kısım için borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. Davalı, sayaçların kilitli olması ve anahtarının kendilerine verilmemesi sebebiyle okuyamadıklarını, buna davacıların sebep olduğunu ancak geç okumanın 1,5 yıllık bir süreye ulaşmadığı aktif olan 1 numaralı aboneliğin Ağustos 2000'de 3 numaralı aboneliğin 24.10.1999'de okunduğunu, aradaki dönemde kilitli olduğundan en son 31.5.2001'de okuyabildiklerini, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği 39. maddeye göre davacının sayacın okunamadığını ve endeks değerlerini bildirmek zorunda olduğundan davanın reddini dilemiştir. Mahkemece sayaçların kilitli tutulmasından dolayı okunamamasına davacıların sebebiyet verdiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, elektrik abonesi olduğu idarenin sayaçlarını zamanında okumayarak uzun süre geçirdiği daha sonra da yüksek tarife üzerinden fatura düzenlenerek kendilerinden fazla kullanım ücreti istendiğini bildirerek fazla ödemesi gereken kısım için borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Taraflar arasında yapılan ve örneği sunulan; elektrik enerji satışına ilişkin sözleşmenin elektriğin bağlanması, sayaç ve devrelerinin kontrolü başlıklı 4. maddenin 2 numaralı bendinde "satışa esas olan sayaçlar ve bunlarla ilgili ölçü trafoları müşteri tesislerinde ise müşteri tarafından sayaçlar ve ölçü trafoları kilitlenebilir bir ölçü panosuna veya ölçü hücresine monte edilerek ve anahtarı elektrik bağlanması esasında şirket temsilcisine teslim edilecektir" hükmünü içermekte, sayaç okuma tutanağının düzenlenmesi başlıklı 5. maddesinde "müşterinin aktif ve reaktif enerji tüketimi ile çektiği güç her ayın 10. veya 20. veya son günü şirket ve müşterinin yetkili temsilcilerinin ortaklaşa düzenleyip imzalayacakları sayaç okuma tutanağı ile aylık dönemler halinde saptanır.." hükmünü getirmiştir. Yine Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Elektrik Tarifeler Yönetmeliğinin sayacın okunamaması ile ilgili 39/1 maddesinde "Teşekkül veya şirket elemanı sayaç değerini okumak için geldiğinde kullanım yerinde kimsenin bulunmaması veya abonenin kapıyı açmaması yada herhangi bir nedenle bilerek sayaç değerinin okunamamasına engel olunması durumunda, teşekkül veya şirket elemanının kullanım yerine bırakacağı bir bildirim ( ihbarname ) ile aboneden sayaç değerini tespit edip teşekkül veya şirkete göndermesi istenir" hükmünü içermektedir. Taraflar arasındaki abone sözleşmesinden elektrik sayacının her ay okunarak faturalandırılması gerektiği anlaşılmaktadır. Davalı idarenin sayacı her ay okumadığı, uzunca bir süre bekleyerek geç okuduğu dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, bu husus taraflar arasında da ihtilafsızdır. Davacı, sözleşmeye göre saatin bulunduğu yerin anahtarının idarede bulunduğunu ve son yapılan saat okumasının da bu şekilde davalının kendilerinde bulunan anahtarla yaptığını bildirmiştir. Davalı ise davacının bu savunmasına karşı çıkmamıştır. Sözleşmede sayacın bulunduğu yerin anahtarının davalı şirkete verileceği bildirildiğine göre ve son faturayı da davalı idare ne şekilde tanzim ettiğini izah etmediğinden, kendinde bulunan anahtar ile okuduğunun kabulü gerekir. Kaldı ki, davalı idare görevlilerinin sayaç okumaya gittiklerinden sayacın bulunduğu yerin kapalı olduğundan bahisle okuyamayıp geç okuma ve ücretlendirme yapması şeklinde savunmaları Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği 39. maddesinde izah edilen şekilde bir bildirim (ihbarname) bırakıldığı da iddia edilmemiş, dolayısıyla Elektrik Tarifeleri Yönetmeliğinin 39. maddesinde belirtilen görevler idare tarafından yapılmamıştır. Böyle olunca, davalı idare sayaçları geç okumakta kusurlu olduğu, üzerine düşen görevi yapmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece idarenin üzerine düşen edimleri yerine getirmediği ve geç okuma ve ücretlendirme yapması nedeni ile davacı kooperatiften fazla para istenip istenmediği, isteniyorsa miktarının ne olacağı konusunda açıklamalı, gerekçeli, dayanaklarını gösteren taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçelerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 2.4.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.
|