|
T.C. DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ GENEL KURULU E. 2000/808 K. 2003/748 T. 23.10.2003
ÖZET: Petrol üretiminde kullanılmak üzere Petrol Kanununun 112. maddesi hükmü uyarınca gümrük ve diğer ithal vergi ve resimlerden muaf olarak ithal edilen ve kıymet tespit kararına bağlanan malzemelerin, Petrol Tüzüğünün 128/B maddesi hükmü uyarınca devredilmesi durumunda, devredilen malzemenin kıymet tespit kararına bağlanmış değerinin, ithal edilmiş sermaye mevcudundan düşüleceği hakkında.
İstemin Özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 24.5.2000 günlü, E: 1999/2119, K: 2000/4003 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması, davacı tarafından istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Mürteza Güler'in Düşüncesi: Türkiye'de petrol üretimi yapan şirketin, bu üretimde kullanılmak üzere ithal ettiği malzemelerin Petrol Tüzüğünün 128. maddesi uyarınca bedelli ya da bedelsiz devir yolu ile şirket bünyesinden çıkması durumunda, Tüzüğün 130. maddesine göre hesaplanacak devir tarihindeki ekonomik değerinin esas alınarak düzenlenecek bir kıymet tespit kararına göre belirlenmiş değerin sermaye mevcutlarından düşülmesi; eğer ithal edilen malzeme tamamen yatırıma dönüşerek, defter değerini sıfırlanmış ve bu malzeme hurda olarak bedelsiz devredilmiş ise sermaye mevcudundan düşülecek bir değerin kalmaması gerekir. Belirtilen nedenle davanın reddi yolundaki Daire kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Alaattin Öğüş'ün Düşüncesi: Esas kararın savcı düşüncesi bölümünde ayrıntılı olarak açıkladığımız gerekçelerle temyiz isteminin kabulü ile Daire kararının bozulmasının uygun olduğu düşünülmüştür. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 17/2. maddesi uyarınca duruşma yapılmasına gerek görülmeyerek dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı şirket; petrol üretiminde kullanılmak üzere Petrol Kanununun 112. maddesi hükmü uyarınca gümrük ve diğer ithal vergi ve resimlerden muaf olarak ithal edilen ve kıymet tespit kararına bağlanan malzemeleri, Petrol Tüzüğünün 128/B maddesi hükmü uyarınca Makina Kimya Endüstrisi Kurumu Genel Müdürlüğü'ne devretmesi nedeniyle, Petrol Tüzüğünün 128/D maddesi uyarınca nakıs tenzil beyannamesi verilmesi yolundaki Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün 3.8.1998 günlü, 5300 sayılı işlemine karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin aynı Genel Müdürlüğünün 13.4.1999 günlü, 2218 sayılı işlemi üzerine Petrol Kanununun 25. maddesi uyarınca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanına yapılan itirazın reddine ilişkin 24.5.1999 günlü, 9244 sayılı Bakan işleminin iptali istemiyle dava açmıştır. Danıştay Sekizinci Dairesinin 24.5.2000 günlü, E: 1999/2119, K: 2000/4003 sayılı kararıyla; 6326 sayılı Petrol Kanununun 116. maddesinde, petrol ameliyelerinde kullanılmak üzere Türkiye'ye ithal edilmiş olan nakdi fonlar ve buna ait haklarla sermaye mevcutları esasının bir cüzünü teşkil eden malzeme veya diğer ekonomik kıymetlerin değerinin, ithalatın yapıldığı dövize göre paranın ithal tarihinde cari resmi kambiyo kuru üzerinden tespit edileceği, 115. maddesinde ise her türlü vergi, resim, harç, Devlet hakları ve Devlet hisselerinin ödenmesi gereken meblağ hariç tutulmak şartıyla; a ) Türkiye'de petrol ameliyelerinden başka kaynaklardan elde ettiği nakdi fonlarla buna ait hakların, bu kanuna ve Vergi Usul Kanununa göre tespit edilecek sermaye mevcutları esasından ibaret değerini aşan kısmı hariç olmak üzere nakdi fonlarla buna müteallik haklarını; b ) Türkiye'de petrol ameliyelerinden başka kaynaklardan elde ettiği kısmı" hariç bırakmak suretiyle sermaye mevcut esasına dahil diğer kıymetlerin nakden veya aynen, vergiden muaf olarak harice transfer edileceği, ekonomik değerlerin yurt içinde satış veya devrinden doğan lehte farkların bloke olduğu kuralının yer aldığı, Anayasa'nın 115. maddesi ile Petrol Kanununun 14. maddesi hükmüne dayanılarak çıkarılan Petrol Tüzüğünün 128. maddesinin ( D ) bendinde; "Yabancı petrol hakkı sahiplerinin Tüzüğün 116. maddesine göre ithal ettikleri ve kıymet tespit kararına bağlanmış sermaye mevcutlarına dahil bir malzemenin devredilmesi halinde, devredilen malzemenin kıymet tespit kararına bağlanmış değeri, devreden şirketin ithal edilmiş sermaye mevcutlarından düşülür." hükmüne ve 129. maddesinin son fıkrasında da ".....yabancı petrol hakkı sahiplerinin bu Tüzüğün 116. maddesine göre ithal ettikleri ve kıymet tespit kararına bağlanmış sermaye mevcutlarına dahil bir malzemenin ihracı halinde, ihraç edilen malzemenin kıymet tespit kararına bağlanmış değeri ithal edilmiş sermaye mevcutlarından düşülür." hükmüne yer verildiği, belirtildiği üzere, yabancı petrol hakkı sahibi olan şirketlerce ithal edilmiş ve kıymet tespit kararına bağlanmış bir malzemeyi gerek devir ve gerekse de ihraç etmeleri halinde devir ve ihracı yapılan malzemenin kıymet tespit kararına bağlanmış değerinin o şirketin ithal edilmiş sermaye mevcutlarından düşülmesinin, devir ve ihraç işlemlerinden sonra aynı miktarı içeren tenzil beyannamesinin verilmesinin zorunlu olduğu, Petrol Tüzüğünün yürürlüğe girmesi ile devir ve ihraç değerlerine göre verilen tenzil beyannamelerinin kur farkının büyümemesi ve Hazine'nin zararlarının önlenmesi maksadıyla tenzil kıymet kararlarının düzenlenerek şirketlere gönderildiği ve uygulamanın bu şekilde sürdüğünün görüldüğü, dosyanın incelenmesinden, davacı şirket tarafından petrol arama ve üretim faaliyeti için gerekli olan Petrol Kanununun 112/1 maddesine istinaden Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün müsaadesi ile yurt dışından gümrük ve diğer ithal vergi ve resimlerinden muaf olarak ithal edilen malzemenin, şirketin sermayesine ilave edilmek üzere tescili için müracaat edildiği, yapılan inceleme sonucu beyan edilen veya uygun bulunan değer üzerinden kıymet tespit kararına bağlandığı, bu malzemelerden bir bölümünün daha sonra gerekli izin alındıktan sonra MKE Kurumuna hibe edildiği, Petrol İşleri Genel Müdürlüğünce bu hibe edilen malzemeler için Petrol Tüzüğünün 128/D maddesine istinaden nakıs ithal beyannamesi verilmesinin istendiği, bu işleme karşı yapılan itirazın aynı Genel Müdürlükçe reddi üzerine, Petrol Tüzüğünün 25. maddesi uyarınca bu işleme karşı Bakana yapılan itirazın da reddedildiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacı şirket tarafından, vergiden muaf olarak getirilen malzemenin bedelinin, kur garantili olarak transfer edildiği, amortisman uygulandığı göz önüne alındığında, Petrol Tüzüğünün 128. maddesi uyarınca yapılan işlemde ve Bakan'a yapılan itirazın reddinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Davacı şirket; ithal edilmiş malzemenin tüketilmesi ile hurda haline gelmesinin sonuçlarının aynı değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini, her iki halde de malzemelerin amortismana tabi tutulduğunu ve defter kayıtlarında yer alan ekonomik değerin sıfır olduğunu, malzemenin vergiden muaf ithal edilmesinin kanunen verilmiş bir hak olduğu halde, bu hakkın Dairece aleyhe yorumlandığını, malzemelerin amortismana tabi olması işlemi hukuka uygun hale getirmekten ziyade tam tersine hukuka aykırılığın bir sebebi olduğunu, Hazine'nin zarara uğrayacağı kaygısı ile hukuka aykırı işleme göz yumulmayacağını öne sürerek, Daire kararının temyizen incelenip bozulmasını istemektedir. SONUÇ: Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenlerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Danıştay Sekizinci Dairesinin 24.5.2000 günlü, E: 1999/2119, K: 2000/4003 sayılı kararının onanmasına, 23.10.2003 günü oybirliği ile karar verildi.
|