T.C. DANIŞTAY 13. DAİRE E. 2005/485 K. 2005/1685 T. 25.3.2005


ÖZET: Dava, davacı şirketin Rüzgar Enerji Santrallerinin otoprodüktör statüsünde kurulmasına izin verilmesi veya bunun mümkün olmaması halinde, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa göre özel sektör üretim şirketi statüsünde gerçekleştirme isteğine yönelik başvurusunun reddine ilişkin davalı idare işleminin iptali talebiyle açılmıştır. Rüzgar Enerji Santralleri projelerinin otoprodüktör statüsüne geçirilmesine veya bunun mümkün olmaması halinde söz konusu projelerin 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na göre üretim şirketi statüsünde gerçekleştirilmesine izin verilmesi konusundaki başvurunun, idarece belli gerekçelerle yap-işlet-devret modeli ile elektrik üretiminden vazgeçilmesi nedeniyle, bu konuda yapılacak bir işlem bulunmadığı yönündeki dava konusu işlemde ve bu bağlamda, 4628 sayılı Kanun uyarınca projelerin üretim şirketine dönüştürülmesi yönündeki talebinin, uygulayıcı idarenin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olması karşısında zımmen reddinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
İstemin Özeti: Ankara 1. İdare Mahkemesinin 18.12.2002 tarih ve E: 2002/677, K: 2002/1302 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan idare mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi Ahmet EĞERCİ'nin Düşüncesi: Dava, davacı şirketin İzmir Aliağa I., II., III. Rüzgar Enerji Santrallerinin otoprodüktör statüsünde kurulmasına izin verilmesi veya bunun mümkün olmaması halinde, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa göre özel sektör üretim şirketi statüsünde gerçekleştirmek istenilmesine yönelik 25.9.2001 tarih ve 2001/091 sayılı başvurunun reddine ilişkin 08.03.2002 tarih ve 1149 sayılı davalı idari işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
3096 sayılı Kanun'un 4. maddesinde elektrik üretmek amacıyla kurulacak sermaye şirketleri için Devlet Planlama Teşkilatından olumlu görüş alınması zorunluluğu getirilmiş olup otoprodüktör şirketler için böyle bir zorunluluğun olmadığını kabul etmek olanağı bulunmamaktadır. Kanunun 4. maddesinde belirtilen sermaye şirketlerine ( üretim şirketi ) elektrik enerjisi üretim tesisi kurma, işletme ve Türkiye Elektrik Kurumuna veya bölgede faaliyet gösteren görevli şirkete elektrik enerjisi satışına dair esasları kapsayan ve sermaye şirketlerine elektrik enerjisi üretim tesisi kurma ve işletme izni verilmesine dair esas ve usulleri belirlenmek amacıyla 16.08.1985 tarih ve 85/9799 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla çıkarılan Yönetmelikte, otoprodüktör şirketlerin kurulması izni verilmesi hususunda Devlet Planlama Teşkilatı'nın olumlu görüşünün aranması zorunluluğunun öngörülmemesi, Kanundaki zorunluluğu ortadan kaldırmayacağından, İdare Mahkemesinin otoprodüktör üretim tesisinin kuruluşu sırasında Devlet Planlama Teşkilatının olumlu görüşünün alınmasını zorunlu kılan bir kurala yer verilmediği gerekçesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Kaldı ki, davacının Aliağa I, II, III Rüzgar Enerji Santralleri projelerinin otoprodüktör olarak gerçekleştirilmesine izin verilmesi yolunda yaptığı başvurulara, davalı idarece verilen cevapta ve dava aşamasındaki savunmalarda kuruluş görüşlerinin tamamlanmasını müteakip gerekli değerlendirmenin yapılacağı belirtilmiştir. Bu aşamada 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Kanunun getirdiği mevzuatın yürürlüğe girmesi nedeniyle, otoprodüktör şirkete kuruluş izni veya lisansı verilmesi konusundaki yetkinin artık Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından kullanılacağı açık bulunmaktadır.
Diğer yandan, yap-işlet-devret modelinde enerji üretim tesisi projelerinin gerçekleştirilebilmesi için 3096 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının uygun görüş vermesi zorunluluğu bulunmasına karşın, Müsteşarlıkça enerji sektöründe yeniden yapılanma çalışmaları çerçevesinde yap-işlet-devret projelerine görüş bildirmeyeceğinin davalı idareye bildirilmesi nedeniyle, Bakanlıkça bu modelle rüzgar enerji santralleri kurulması projelerinden vazgeçilmiştir.
Bu itibarla, davacının Aliağa I, II, III Rüzgar Enerji Santralleri projelerinin otoprodüktör statüsüne geçirilmesine izin verilmesi veya bunun mümkün olmaması halinde ise adı geçen projelerin 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa göre üretim şirketi statüsünde gerçekleştirilmesine izin verilmesi konusundaki başvurunun, yap-işlet-devret modeli ile elektrik üretiminden vazgeçilmesi nedeniyle, bu konuda yapılacak bir işlem bulunmadığı yönündeki dava konusu işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu bağlamda, davacının 4628 sayılı Kanun uyarınca projelerin üretim şirketine dönüştürülmesi yönündeki istemin; uygulayıcı idarenin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olması karşısında bu istemin zımmen reddinde de hukuka aykırılık görülmemektedir.
Açıklanan nedenlerle, temyize konu İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı Nevzat ÖZGÜR'ün Düşüncesi: 03.03.2001 günlü 24335 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun 2. maddesinde elektrik üretiminin elektrik piyasası faaliyeti olduğu, 3. maddesinde elektrik piyasası faaliyetleri ile iştigal edecek tüzel kişilerin faaliyetlerine başlamadan önce her tesis için ayrı ayrı lisans almak zorunda oldukları, otoprodüktörler ve otoprodüktör grupları hariç olmak üzere iletim ve dağıtım sistemi ile paralel çalışmayan ve çıkarılacak yönetmeliğe göre yalnızca kendi ihtiyacını karşılamak için elektrik üretimi yapan gerçek ve tüzel kişilerin üretim lisansına tabi olmadıkları, geçici 3. maddesinde bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren onsekiz aylık süreyi ifade eden hazırlık dönemi süresince piyasada faaliyet göstermekte olan tüzel kişilerin lisans alma zorunluluklarının bulunmadığı belirtilmiştir.
Aktarılan bu Yasa hükümlerine göre 4628 sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 03.03.2001 tarihinde elektrik piyasasında faaliyet göstermekte olan tüzel kişilerin onsekiz aylık hazırlık dönemi süresince Enerji Piyasası Düzenleme Kurulundan lisans almak zorunda olmadıkları, keza iletim ve dağıtım sistemi ile paralel çalışmayan ve yalnızca kendi ihtiyacını karşılamak için elektrik üretimi yapan gerçek ve tüzel kişilerin hazırlık döneminden sonra da, üretim lisansına tabi olmadıkları, ancak otoprodüktörler ve otoprodüktör gruplarının üretim lisansına tabi oldukları açıktır.
Öte yandan, 3096 sayılı Kanunun 4. maddesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının Devlet Planlama Teşkilatının olumlu görüşünü almak suretiyle sadece elektrik üretmek amacı ile kurulacak sermaye şirketlerine elektrik üretimi yapacak tesisi kurma ve tesisi işletme müsaadesi verebileceği belirtildiğinden, Devlet Planlama Teşkilatının olumlu görüşü alınmadan elektrik üretimi yapacak tesisi kurma ve tesisi işletme izninin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca verilemeyeceği ve bu konuda kurulacak elektrik üretim tesisinin hangi amaçla yapıldığının bir öneminin bulunmadığı kuşkusuzdur.
Başka bir anlatımla, 3096 sayılı Yasa hükümlerine göre kurulacak elektrik üretim tesisinin piyasaya elektrik satma amacıyla kurulması ile otoprodüktör statüsünde kurulması arasında Devlet Planlama Teşkilatının olumlu görüşünü alma zorunluluğu yönünden bir fark bulunmamaktadır.
Diğer taraftan 85/9799 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe konulan Yönetmeliğin 4. maddesinin ( f ) bendinde otoprodüktör üretim tesisinin kuruluşu sırasında Devlet Planlama Teşkilatının olumlu görüşünün alınmasını zorunlu kılan bir kurala yer verilmemiş olması Yasada öngörülen olumlu görüş alma zorunluluğunu bertaraf edemeyeceğinden, Devlet Planlama Teşkilatının olumlu görüşü alınmayan tesislere türleri ve nitelikleri ne olursa olsun Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca kurma ve işletme müsaadesi verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Nitekim, anılan Yönetmeliğin 4. maddesinin ( f ) bendinde otoprodüktör üretim tesislerinde ihtiyacın üzerinde üretilen elektrik enerjisinin Bakanlık tarafından onaylanacak tarifeye göre TEK'e veya görevli şirkete satılacağının belirtilmiş olması da otoprodüktör üretim tesislerinin sadece kendi ihtiyaçlarına yetecek kadar üretim yapmak zorunda olmadıklarını, ihtiyaç fazlasını satacaklarını göstermektedir.
Bu itibarla, Devlet Planlama Teşkilatının olumlu görüşü alınmayan bir elektrik üretim tesisini kurma izni verilmesi sonucunu doğuran temyize konu kararın bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
KARAR: Dava, davacı şirketin İzmir Aliağa I., II., III. Rüzgar Enerji Santrallerinin otoprodüktör statüsünde kurulmasına izin verilmesi veya bunun mümkün olmaması halinde, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa göre özel sektör üretim şirketi statüsünde gerçekleştirmek istenilmesine yönelik 25.09.2001 tarih ve 2001/091 sayılı başvurunun reddine ilişkin 08.03.2002 tarih ve 1149 sayılı davalı idare işleminin iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; 3096 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 04.09.1985 gün ve 18858 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye Elektrik Üretim, İletim Anonim Şirketi ve Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi Dışındaki Kuruluşlara Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi Kurma ve İşletme İzni Verilmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmelik hükümleri ile kendi faaliyet alanlarının enerji ihtiyacını karşılamak üzere otoprodüktör statüde enerji üretim tesisi kurma ve işletme izni verilmesi konusunda Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına takdir yetkisi tanınmış olmakla birlikte bu yetkinin kamu yararı ile sınırlı olduğunun kabulü gerektiği, Yönetmelikte tanımlandığı üzere otoprodüktör grubunun ticaret yapmak amacıyla değil yalnızca kendi faaliyet alanlarının enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulduğu, yurtiçindeki üretim olanakları yeterli olmadığından, enerji ihtiyacının bir kısmını yurtdışından karşılamak zorunda kalan ülkemizde, bu tesislerin gerek kendi ihtiyaçlarına yönelik üretimi, gerekse ilgili mevzuat çerçevesinde ürettiği ihtiyaç fazlası enerjiyi Bakanlıkça belirlenen tarifeye göre TEAŞ, TEDAŞ veya görevli şirkete satabilmesi nedeniyle kamu yararına uygun olduklarının açıkça görüldüğü, her ne kadar 3096 sayılı Kanunun 4. maddesinde, Devlet Planlama Teşkilatının olumlu görüşünün alınması zorunlu kılınmış ise de; Yasa hükmü incelendiğinde açıkça görüldüğü üzere bu zorunluluğun yalnızca ticari amaçlı elektrik üretimi yapan sermaye şirketleri için getirilmiş olduğu, otoprodüktör şirketler için bu zorunluluktan söz edilemeyeceği, esasen Yönetmeliğin otoprodüktör üretim tesisinin kuruluşuna imkan tanıyan 4/f maddesinde de, kuruluş sırasında Devlet Planlama Teşkilatının olumlu görüşünün alınmasını zorunlu kılan bir kurala da yer verilmediği, bu durumda davacı firmanın otoprodüktör rüzgar enerji santrali kurma izni talebinin reddine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş, bu karar davalı idare tarafından temyiz edilmiştir.
3096 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti İle Görevlendirilmesi Hakkında Kanun'un 4. maddesinde, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın, Devlet Planlama Teşkilatı'nın olumlu görüşünü almak suretiyle sadece elektrik üretmek amacı ile kurulacak sermaye şirketlerine, elektrik üretimi yapacak tesisi kurma, işletme müsadesi verebileceği, bu tesiste üretilecek elektrik enerjisinin, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca tespit olunacak tarifeye göre bölgelerinde Türkiye Elektrik Kurumuna veya o bölgede faaliyet gösteren görevli şirkete satılacağı, anılan Kanunun 10. maddesinde de, Kanunun uygulanması ile ilgili hususları düzenleyen yönetmeliğin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca hazırlanarak Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe konulacağı hükme bağlanmıştır.
Sözü edilen Kanun uyarınca 04.09.1985 tarih ve 18858 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan ""Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşlara Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi Kurma ve İşletme İzni Verilmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmelik""in 2. maddesinde, Yönetmeliğin 3096 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen sermaye şirketlerine ( üretim şirketi ) elektrik enerjisi üretim tesisi kurma, işletme ve Türkiye Elektrik Kurumuna veya bölgedeki faaliyet gösteren görevli şirkete elektrik enerjisi satışına dair esasları kapsayacağı belirtilmiş, 17.04.1996 tarih ve 22614 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ""Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşlara Elektrik Enerjisi Üretim Tesisi Kurma ve İşletme İzni Verilmesi Esaslarını Belirleyen Yönetmelikte Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik""te ise, Yönetmeliğin adı da değiştirilerek otoprodüktörün; kendi faaliyet alanlarının enerji ihtiyacını karşılamak üzere bu Yönetmeliğin 4. maddesinin ( g ) bendinde belirtilen şartları taşıyan üretim tesisi kurup elektrik üreten tüzel kişileri ifade edeceği belirtilmiş, 4. maddesinin ( g ) bendinde de; ""Otoprodüktör veya otoprodüktör grubu şirketi, otoprodüktör statüsünde üretim tesisi kurup işletme izni almak amacıyla Bakanlığa başvurur.
Otoprodüktör grubunun bir defada teşekkül ettirilmesi ile otoprodüktör grubunu oluşturan ortakların müracaat aşamasında belirlenmesi ve Bakanlıkça onaylanması esastır. Otoprodüktör grubu şirketin kuruluş aşamasından sonra grubu oluşturan ortak sayısındaki ve grubun elektrik enerjisi ihtiyacını etkileyecek mahiyetteki ortaklık değişiklikleri Bakanlığın iznine tabidir. Üretilen enerjiyi kullanacak şirketlerin aynı şirketler grubu ( aralarında resmi iştirak ilişkisi bulunan veya hissedarları aynı olan şirketler ) veya holding bünyesinde olması halinde otoprodüktör grubu şirketi kurulması şartı aranmaz.
Otoprodüktör veya otoprodüktör grubu şirketlerin ürettiği ihtiyaç fazlası enerjiyi TEAŞ, TEDAŞ veya Görevli Şirketlere satıp satmamasına bakılmaksızın enterkonnekte sisteme bağlantısı bulunması halinde şirket, ""otoprodüktör statüsünde üretim tesisi kurulması, işletilmesi ve enerji fazlasının TEAŞ, TEDAŞ ve bağlı ortaklıkları veya görevli şirketlere satışına izin verilmesine ilişkin sözleşme""yi Bakanlık ile imzalar."" hükmü yeralmıştır.
Yukarıda usul ve esasları açıklanan, elektrik enerjisi üretim tesisi kurma ve işletme izni başvurusunda bulunan sermaye şirketlerine, anılan yatırımların ileri teknoloji ve yüksek maddi kaynak gerektirmesi ve üretilen mal ve hizmetin alıcısının sınırlı olmasına dayalı olarak, sözü edilen yatırımların yap-işlet-devret modeliyle yaptırılması da mümkündür.
Nitekim, kamu kurum ve kuruluşlarınca ( kamu iktisadi teşebbüsleri dahil ) ifa edilen, ileri teknoloji ve yüksek maddi kaynak gerektiren bazı yatırım ve hizmetlerin, yap-işlet-devret modeli çerçevesinde yaptırılmasını sağlamak amacıyla 13.06.1994 günlü Resmi Gazetede yayımlanan 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanunun 2. maddesine, 20.12.1999 günlü, 4493 sayılı Kanunun 1. maddesiyle ""elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticareti"" eklenerek; ""Bu Kanun, köprü, tünel, baraj, sulama, içme ve kullanma suyu, arıtma tesisi, kanalizasyon, haberleşme, elektrik üretim, iletim, dağıtım ve ticareti, maden ve işletmeleri, fabrika ve benzeri tesisler, çevre kirliliğini önleyici yatırımlar, otoyol, demiryolu, yeraltı ve yerüstü otoparkı ve sivil kullanıma yönelik deniz ve hava limanları ve benzeri yatırım ve hizmetlerin yaptırılması, işletilmesi ve devredilmesi konularında, yap-işlet-devret modeli çerçevesinde sermaye şirketlerinin veya yabancı şirketlerin görevlendirilmesine ilişkin usul ve esasları kapsar.
Birinci fıkrada öngörülen yatırım ve hizmetlerin bu Kanuna göre sermaye şirketleri veya yabana şirketler eli ile gerçekleştirilmesi bu yatırım ve hizmetlerin, ilgili kamu ve kuruluşları ( kamu iktisadi teşebbüsleri dahil ) tarafından görülmesine ilişkin kanunların istisnasını teşkil eder."" hükmü ile Kanun'un kapsamı genişletilmiş, böylelikle, 3096 sayılı Kanun hükümlerine göre yürütülen veya yeni başlanacak elektrik üretim, iletim ve dağıtım ticaretinin, aynı zamanda 3996 sayılı Kanun kapsamında yaptırılabilmesine olanak sağlanmıştır.
Diğer yandan, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması için, rekabet ortamında özel hukuk hükümlerine göre faaliyet gösterebilecek, mali açıdan güçlü, istikrarlı ve şeffaf bir elektrik enerjisi piyasasının oluşturulması ve bu piyasada bağımsız bir düzenleme ve denetimin sağlanması amacıyla 03.03.2001 günlü, 24335 Mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
4628 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, elektrik piyasası faaliyetleri; elektrik üretimi, dağıtımı, iletimi, toptan satışı, perakende satış hizmeti, ithalat ve ihracat faaliyeti olarak sayılmış, piyasada, bu Kanun hükümleri uyarınca lisans almak koşuluyla yerine getirilebilecek faaliyetler ve faaliyet gösterebilecek tüzel kişiler belirlenmiştir. Maddenin ( 3 ) numaralı bendinde ""Bir otoprodüktör ya da otoprodüktör grubu, ürettiği elektrik enerjisinin, bir takvim yılı içinde yüzde yirmisini aşmamak kaydıyla Kurul tarafından belirlenecek orandaki miktarını rekabet ortamında satabilir. Olağanüstü hallere münhasır olmak üzere, Kurul bu oranı yarısı kadar artırabilir. Bir takvim yılı içinde Kurulca belirlenen orandan daha fazla elektrik enerjisinin satılması halinde üretim lisansı alınması zorunludur."" hükmü öngörülmüştür. Sözü edilen Kanun'un, Kanun kapsamında Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından verilecek lisansların tabi olacağı usul ve esaslar ile lisanslarda yer alacak asgari şartların belirlendiği 3. maddesinin ( b ) numaralı bendinde de; otoprodüktör ve otoprodüktör grubu lisansının; kendi ihtiyaçlarını karşılamak üzere elektrik enerjisi üretimi yapan ve iletim ve/veya dağıtım sistemi ile paralel çalışan otoprodüktörlerin ve ortaklarına elektrik enerjisi temin eden otoprodüktör gruplarının Kurum'dan almak zorunda oldukları lisansı ifade edeceği kurala bağlanmıştır.
4628 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinde ise, hazırlık döneminin, bu Kanunun yayımı tarihinden itibaren oniki aylık süreyi ifade edeceği, Bakanlar Kurulu tarafından bu sürenin bir defaya mahsus olmak üzere altı aya kadar uzatılabileceği kurala bağlandıktan sonra, maddenin ( a ) bendinin ( 3 ) numaralı alt bendinde, hazırlık döneminde bu Kanunla düzenlenmesi gereken yönetmeliklerin hazırlanacağı ve yayımlanacağı, bu Kanun hükümlerine göre çıkarılacak yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar mevcut yönetmeliklerin uygulanmasına devam olunacağı öngörülmüştür.
Bu çerçevede, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanarak 04.08.2002 tarih ve 24836 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanıp yayımlandığı tarihte yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği ile 4628 sayılı Kanun'a göre oluşturulması öngörülen elektrik piyasasında faaliyet gösterecek tüzel kişilere verilecek lisanslara ilişkin usul ve esaslar belirlenmiştir.
Bu hukuki durum karşısında, 3096 sayılı Kanunun 4. maddesiyle, Devlet Planlama Teşkilatının olumlu görüşünün alınmak suretiyle, sadece elektrik üretmek amacıyla kurulacak sermaye şirketlerine, elektrik üretimi yapacak tesisi kurma ve tesise işletme izni konusundaki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın görev ve yetkileri, Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği'nin Resmi Gazete'de yayımı tarihinden itibaren Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na geçmiş bulunmaktadır.
Başka bir anlatımla, 4628 sayılı Kanun ve getirdiği mevzuat hükümlerinden önce, elektrik enerjisi üretim tesisi kurma ve işletme izni başvurusunda bulunan sermaye şirketlerine, ülkenin enerji planlaması ve politikaları yönünden ihtiyaç duyduğu enerji ihtiyacını karşılamak amacıyla, elektrik enerjisi üretim tesisi kurma ve işletme izni verilebilmekte, yapılacak yatırımın türü ve kapasitesi ile görev bölgelerinin tespit ve işletme izni verilecek kuruluşu seçme gibi yetkiler Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın elinde bulunmaktadır.
Bu bağlamda, otoprodüktör santraller de, Yönetmeliğin 3. maddesinde tanımlandığı üzere, kendi faaliyet alanlarının enerji ihtiyacını karşılamak üzere, 4/g maddesindeki şartları taşıyan tüzel kişiler tarafından kurulacak elektrik üretim tesisleri olmakla birlikte, anılan tesisler için verilecek otoprodüktör santral kurma izinlerinde de, yine belirli ihtiyaçlar ve enerji politikaları doğrultusunda, enerji tesisi kurulmak istenen bölgedeki enerji miktarı, ihtiyaçlar, oluşacak enerji fazlalığının kullanılacağı alanlar, üretim tesisinin kapasitesi gibi hususların Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nca göz önünde bulundurularak karar verileceği açıktır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ülkenin enerji ihtiyacı ve enerji politikaları gözönüne alınarak 3096 sayılı Kanunun 4. maddesi ve ilgili Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yap-işlet-devret modeli ile 8 ayrı bölgede rüzgar enerjisi santralleri kurma ve işletme izni verileceğinin 09.09.1999 tarih ve 23811 sayılı Resmi Gazete'de duyurulduğu, aralarında davacının da bulunduğu sermaye şirketlerinin hazırlamış oldukları fizibilite raporlarının davalı idareye sunulduğu, davalı idarenin 24.09.2001 tarih ve 4272 sayılı yazısı ile davacı şirkete bildirilen işlemle, yap-işlet-devlet modeli bazında enerji üretim tesisi projelerinin gerçekleştirilebilmesi için DPT Müsteşarlığı tarafından uygun görüş bildirilmesinin 3096 sayılı Kanun ve ilgili Yönetmelik hükümleri gereği olduğu, ancak DPT Müsteşarlığınca enerji sektöründe yeniden yapılanma çalışmaları çerçevesinde yap-işlet-devret modeli projelerine görüş bildirmeyeceğinin belirtildiği, bu nedenle projelere ilişkin işlemlere devam edilmesinin mümkün görülmediğinin; diğer yandan 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Hazine garantisi verilmesi ve Elektrik Satış Anlaşması yapılması yönünden de yap-işlet-devret projelerine kısıtlamalar getirildiği, bu çerçevede, Bakanlık makamlarının oluru ile bu durumdaki projelere ilişkin işlemlere devam edilmeyeceğinin, geçici teminat mektuplarının iade edilmesinin uygun görüldüğünün belirtildiği, bu kapsamda davacının hazırlamış olduğu fizibilite raporların da iade edildiği, davacının, bu yazıyı ilgi tutarak yaptığı 25.09.2001 tarih ve 2001/091 sayılı başvurusuyla; Aliağa-I, Aliağa-II, Aliağa-III Rüzgar Enerji Santralleri projeleri ile ilgili olarak 270.000 $'ın üzerinde masraf yapıldığı, ikibuçuk yıla aşkın süredir üzerinde çalıştıkları ifade edilerek adı geçen projelerin şirketlerince otoprodüktör statüsünde gerçekleştirilmesine izin verilmesinin veya bunun mümkün olmaması halinde ise, adı geçen projelerin 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'na göre özel sektör üretim şirketi statüsünde gerçekleştirmek istenildiği, bu istemin dava konusu 08.03.2002 tarih ve 1149 sayılı işlemle, daha önceki işlem olan 24.9.2001 tarih ve 4272 sayılı yazı hatırlatılarak, yapılan başvuruyla ilgili olarak yap-işlet-devret modeli prensipleri çerçevesinde Bakanlıklarınca yapılacak bir işlem bulunmadığının davacıya bildirilmesi üzerine, bu işlemin iptali istemiyle davanın açıldığı, diğer yandan davacının yine 24.9.2001 tarihli yazısını ilgi tutarak yaptığı 26.9.2001 tarih ve 2001/093 sayılı başvuruyla, Aliağa Rüzgar Enerji Santrali projelerinin yap-işlet-devret modeli ile gerçekleştirilmesinin bazı nedenlerle Bakanlıkça vazgeçildiği belirtilerek, sözkonusu toplam 90 MW gücündeki Aliağa I-II-III Rüzgar Enerji Santralleri projelerinin otoprodüktör olarak gerçekleştirilmesine izin verilmesinin istenildiği, bu istemin 10.01.2002 tarih ve 2002/004 sayılı başvuruyla tekrarlandığı, davalı idarenin dava konusu işlemden sonraki 29.03.2002 tarih ve 1607 sayılı yazısıyla verdiği cevapta, sözkonusu projenin, mevzuat gereği görüşleri alınmak üzere ilgili kuruluşlara gönderildiği, kuruluş görüşlerinin tamamlanmasına müteakip gerekli değerlendirmenin yapılacağının davacıya bildirildiği, davalı idarenin savunmasında ve Mahkemenin yaptığı ara kararına verdiği cevapta da, davacının talep ettiği otoprodüktör statüsündeki rüzgar Enerji santralleri projelerinin EÜAŞ, TEİAŞ, TETTAŞ, TEDAŞ ve Elektrik İşleri Etüd İdaresi Genel Müdürlüğü'ne gönderildiğinin, TEİAŞ ve Elektrik İşleri Etüd İdaresi Genel Müdürlüğünden görüşlerin henüz Bakanlığa ulaşmadığının, ancak bu arada 4628 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda 2 Kasım 2001 tarihinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu üyelerinin atanarak çalışmalarına başladığının, bu çerçevede otoprodüktör projelerine ilişkin işlemlerin 4628 sayılı Kanun çerçevesinde çıkarılacak lisans yönetmeliği hükümleri doğrultusunda Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından yürütüleceğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
3096 sayılı Kanunun 4. maddesinde elektrik üretmek amacıyla kurulacak sermaye şirketleri için Devlet Planlama Teşkilatı'ndan olumlu görüş alınması zorunluluğu getirilmiş olup otoprodüktör şirketler için böyle bir zorunluluğun olmadığını kabul etmek olanağı bulunmamaktadır. Kanunun 4. maddesinde belirtilen sermaye şirketlerine ( üretim şirketi ) elektrik enerjisi üretim tesisi kurma, işletme ve Türkiye Elektrik Kurumuna veya bölgede faaliyet gösteren görevli şirkete elektrik enerjisi satışına dair esasları kapsayan ve sermaye şirketlerine elektrik enerjisi üretim tesisi kurma ve işletme izni verilmesine dair esas ve usulleri belirlemek amacıyla 16.08.1985 tarih ve 85/9799 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla çıkarılan Yönetmelikte, otoprodüktör şirketlerin kurulması izni verilmesi hususunda Devlet Planlama Teşkilatı'nın olumlu görüşünün aranması zorunluluğunun öngörülmemesi, Kanun'daki zorunluluğu ortadan kaldırmayacağından, İdare Mahkemesi'nin otoprodüktör üretim tesisinin kuruluşu sırasında Devlet Planlama Teşkilatı'nın olumlu görüşünün alınmasını zorunlu kılan bir kurala yer verilmediği gerekçesinde hukuki isabet görülmemiştir.
Kaldı ki, davacının Aliağa I, II, III Rüzgar Enerji Santralleri projelerinin otoprodüktör olarak gerçekleştirilmesine izin verilmesi yolunda yaptığı başvurulara, davalı idarece verilen cevapta ve dava aşamasındaki savunmalarda kuruluş görüşlerinin tamamlanmasını müteakip gerekli değerlendirmenin yapılacağı belirtilmiştir. Bu aşamada, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanun ve Kanunun getirdiği mevzuatın yürürlüğe girmesi nedeniyle, otoprodüktör şirkete kuruluş izni veya lisansı verilmesi konusundaki yetkinin artık Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından kullanılacağı açık bulunmaktadır.
Diğer yandan, yap-işlet-devret modelinde enerji üretim tesisi projelerinin gerçekleştirilebilmesi için 3096 sayılı Kanun hükümleri uyarınca Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının uygun görüş vermesi zorunluluğu bulunmasına karşın, Müsteşarlıkça Enerji sektöründe yeniden yapılanma çalışmaları çerçevesinde yap-işlet-devret projelerine görüş bildirmeyeceğinin davalı idareye bildirilmesi nedeniyle, Bakanlıkça bu modelle rüzgar enerji santralleri kurulması projelerinden vazgeçilmiştir.
Bu itibarla, davacının Aliağa I, II, III Rüzgar Enerji Santralleri projelerinin otoprodüktör statüsüne geçirilmesine izin verilmesi veya bunun mümkün olmaması halinde ise adı geçen projelerin 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanununa göre üretim şirketi statüsünde gerçekleştirilmesine izin verilmesi konusundaki başvurunun, yukarıda sözü edilen gerekçelerle yap-işlet-devret modeli ile elektrik üretiminden vazgeçilmesi nedeniyle, bu konuda yapılacak bir işlem bulunmadığı yönündeki dava konusu işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu bağlamda, davacının 4628 sayılı Kanun uyarınca projelerin üretim şirketine dönüştürülmesi yönündeki isteminin; uygulayıcı idarenin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olması karşısında zımmen reddinde de hukuka aykırılık görülmemektedir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle, Ankara 1. İdare Mahkemesinin 18.12.2002 tarih ve E: 2002/677, K: 2002/1302 sayılı kararının bozulmasına, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine 25.03.2005 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.