Akenerji Elektrik İşinde ‘İkili’ Oynamayı Sevdi
Çarşamba, 11 Ağustos 2010 17:43

Akenerji Elektrik İşinde ‘İkili’ Oynamayı Sevdi

   Bir tarafta milyarlarca dolarlık dağıtım ihaleleri, diğer tarafta rekor kıran tüketim, elektrik sektörünün
yeniden hareketli günler geçirdiği bir döneme girmesine neden oldu.
   Oyuna sonradan dahil olan şirketler kalan üretim ve dağıtım şirketlerini havada kapışıyor. Daha önceden
yola çıkan isimler ise rekabetin giderek kızıştığı sektörde güçlü kalmak için sürekli strateji geliştiriyor.
Bunlardan biri de Türkiye’nin ilk özel sektör otoprodüktör grubu olan Akenerji.
   Akkök Grubu ile Çek enerji şirketi Cez ortaklığı olan Akenerji, elektrik üretim ve dağıtıma ilk giren özel
sektör oyuncularından olma avantajını son dönemde yaptığı ikili anlaşmalarla koruma peşinde.
Şirketin Genel Müdürü Ahmet Ümit Danışman, strateji değişikliğini özetlerken geçen yıl spot piyasa
olan dengeleme uzlaştırma yönetmeliği (DUY) piyasasında yaptıkları elektrik satışının toplamın yüzde
80’i seviyesinde olduğunu, ikili anlaşmaların ise yüzde 20 civarında kaldığını belirtirken; “Ocak-Haziran
döneminde yüzde 70 ikili anlaşmalara döndük” dedi.
   Akenerji sayısı 4 bin 500’ü aşan abonelerle yaptığı ikili anlaşmalarla toplam 285 megawatt (MW) kurulu
güce denk gelen miktarda elektrik satışı gerçekleştiriyor. Aboneler arasında baz istasyonlarından
hastanelere, sanayi tesislerine kadar pek çok farklı nitelikte tüketici var. Akenerji’nin buradan elde ettiği
gelir ise yıllık yaklaşık 90 milyon dolar. Şirket içinde ikili anlaşmaları artırmak için 25 kişilik bir ekibin
çalıştığı bir satış ve pazarlama bölümü oluşturulmuş durumda.
Akenerji’nin bu kararında DUY’daki fiyatların 2010 başından itibaren hem saatlik uygulamaya geçilmesi
hem de bol yağışlar sonucu barajlarda su seviyesinin artmasına bağlı olarak fiyatların düşüşe geçmesi de
etkili oldu.

Yeni alım anlaşması gündemde
   Akenerji, ikili anlaşmaları artırmak için kısa süre önce rüzgar enerjisinden elektrik üreten Polat
Enerji’nin 100 MW’lık elektrik üretim gücüne sahip santrallerinin yıl sonuna kadar üreteceği tüm
elektriği satın aldı. Danışman, bu alımda yaptıkları ikili anlaşmaların artmasının ve kendi kapasitelerinin
üzerinde talep gelmesinin etkisi olduğunu söyledi.
   Danışman, gelecek dönemde başka üretici kuruluşlarla da yıllık alım anlaşmaları yapabileceklerini
kaydetti.
   Referans fiyatın spot piyasa olan DUY’dan ziyade ikili anlaşmalarla belirlenmesinin daha sağlıklı
olduğuna dikkat çeken Danışman, daha ne kadar alım anlaşması yapacakları konusunda ise, “Serbest
tüketici kapasitesi 20 milyar kilowatt/saat. Bu arz-talebe bağlı. Ama bizim yaptığımızı yapan çok şirket
yok. Satış organizasyonları uygun değil” dedi.

Dağıtımda fiyatları gerçekçi bulmadık’
   Danışman, önceki gün gerçekleştirilen ve 5.8 milyar dolarlık teklif gelen dört elektrik dağıtım ihalesine
girmemelerin sebebini fiyatların gerçekçi olmaması olarak özetledi. Danışman, “Biz Sakarya Elektrik
Dağıtım’ı (SEDAŞ) aldıktan sonra yapılan ihaleye de girdik. Ama burada fiyatların çok yüksek çıktığını
gördük. Bizim hesaplarımıza göre gerçekçi fiyatlar çıkmıyor. O nedenle katılmamayı tercih ettik” dedi.
Enerji Bakanı Taner Yıldız, yenilenebilir enerji için kilowatt/saat (kWh) başına 5.5 eurocent olan alım
garantisinin artırılması için bastıranların yatırım yapmaktan çok ellerindeki lisansları daha yüksek
fiyattan satma peşinde olduğunu söylemişti.
   Danışman, 5.5 eurocent fiyatla da yatırım yapan firmalar olduğunu doğrularken kendilerinin de bu grupta
yer aldığını belirtti. Danışman, “Fiyat yükselirse projelerin değeri artar. Finansman ve yatırım imkânı
kısıtlı olan firmalar bankalarla görüşürken hesabını garanti edilmiş fiyattan yapar” dedi.
Milliyet / Ekonomi /11.08.2010