Dağıtım 17 Milyar Dolara Koşuyor
Çarşamba, 11 Ağustos 2010 17:12

Dağıtım 17 Milyar Dolara Koşuyor

   Elektrik dağıtım bölgeleri özelleştirmesinden sağlanan gelir 16 - 17 milyar dolara (24-25 milyar lira)
gidiyor. Şu ana kadar, 18 bölgenin özelleştirme ihaleleri yapıldı. Devlet 10 milyar 946 milyon dolar
alacak yazdı.
   Geride ikisi çok büyük 3 dağıtım bölgenin ihalesi kaldı. Bunlardan da 5 - 6 milyar dolar gelir beklentisi
var. Bu beklenti gerçekleşirse toplam özelleştirme geliri 16-17 milyar doları bulacak. Dağıtım bölgeleri
özelleştirme süreci çok daha önce başlamış olmakla birlikte ihaleler fiilen 2008 yılında başladı. 2.5 yıl
içinde 15 bölge için ihale yapıldı. Üç bölge (Göksu, Kayseri ve Civarı ile Menderes) daha önce Bakanlar
Kurulu kararı ile devredilmişti. Özelleştirme İdaresi (ÖİB) bu üç bölgeyi de ihale sürecine almak
istediyse de Bakanlar Kurulu kararı ile dağıtım hakkı almış şirketler dava açarak, yetkilerini korudular.
Böylece 18 bölge için işlemler esas itibariyle tamamlanmış oldu. İhaleler sonrasında 6 bölgenin devri
tamamlandı. Son yapılan 4 ihale ÖİB, daha önce ÖİB tarafından süreci tamamlanmış 4 bölge ÖYK onayı
bekliyor. ÖYK tarafından ihalesi onaylanmış 4 bölge devir sürecinde. Aras'ın devri ile ilgili yürütmeyi
durdurma kararı var. Nihai karar bekleniyor.

Üç önemli bölge
ÖİB'nin elinde ihale edilecek üç bölge kaldı. Bunlar, İstanbul Anadolu Yakası, Akdeniz ve Toroslar
dağıtım bölgeleri. En büyük gelir beklentisi İstanbul Anadolu Yakası ile Toroslar'dan. Toroslar bölgesi
Adana, Gaziantep, Hatay, Mersin, Osmaniye ve Kilis'i kapsıyor. Özellikle Adana, Gazientep ve Mersin
Toroslar bölgesini değerli kılıyor. TEDAŞ verilerine göre İstanbul Anadolu Yakası'nın abone sayısı 2.1
milyon, Toroslar'ın 2.6 milyon, Akdeniz bölgesinin (Antalya, Burdur, Isparta) 1.5 milyon. Böylece
toplam 6.2 milyon abonelik üç bölgenin ihalesi yapılacak. Bu üç bölge için İstanbul Avrupa Yakası için
verilen fiyat (2 milyar 990 milyon dolar) baz alındığında, 5 milyar dolarlık bir gelir beklentisinin
gerçekçi olduğu görülüyor.

Kaçağı daha az
Anadolu Yakası'nın abone sayısı 2.1 milyon. Bu sayı Avrupa Yakası'ndan (3.8) düşük. Ancak Anadolu
Yakası'nı değerli kılan kayıp kaçak oranının düşüklüğü. Bu oran Avrupa Yakası'nda yüzde 11,
Anadolu'da yüzde 8.6. Toroslar (yüzde 8.9) ve Akdeniz'in (yüzde 9) kayıp kaçak oranı da Avrupa
Yakası'ndan daha düşük. Buna göre eşit fiyat düşünülerek bir çıkarsama yapıldığında, bu üç bölgenin 5.5
milyar dolara satılması gerektiği ortaya çıkıyor. TEDAŞ Genel Müdürü Haşim Keklik'in beklentisi de
böyle. Keklik, DÜNYA'ya yaptığı açıklamada, "Kalan üç bölgeden 5.5-6 milyar dolar bekliyoruz" dedi.

Dağıtıma Kazancı damgası
Dağıtım özelleştirmelerinden en büyük payı Kazancı Holding'in patronları Kazancı kardeşler aldı.
Kazancı Holding'e bağlı enerji şirketi Aksa, daha önce 3 bölgenin (Vangölü, Fırat ve Çoruh) dağıtım
ihalelerini kazanmıştı. Önceki gün yapılan ihalede de Trakya bölgesini aldı. Böylece sadece Aksa,
toplam abone sayısı 2.8 milyonu bulan dört bölgede dağıtımın patronu oldu. Kazancı Holding'de
hissedarlığı sürmekle birlikte ayrılarak enerji işinde Çukurova Holding'in patronu Mehmet Emin
Karamehmet'le devam kararı alan Mehmet Kazancı da en büyük dağıtım bölgesi İstanbul Avrupa
Yakası'nın (abone sayısı 3.8 milyon) ortağı oldu. Böylece sadece Kazancı kardeşlerin patronajında olan
abone sayısı 5 milyona yaklaştı. Bu da toplamın (30 milyon 619 bin) yaklaşık yüzde 15'ine denk geliyor.

Yıldız: Kayıp kaçak azalırsa tarifeler olumlu etkilenir
   Enerji Bakanı Taner Yıldız, önceki gün gerçekleştirilen elektrik dağıtım ihalesinin bir varlık satışı
olmadığını, 2036'ya kadar dağıtım hizmetinin özel sektöre geçtiğini söyledi. Yıldız, kayıp kaçağın
azalması durumunda tarifelerin olumlu etkileneceğini bildirdi. Ostim Organize Sanayi Bölgesi Sanayici
İşadamı ve Yöneticileri Derneği Yönetim Kurulu'nu makamında kabul eden Yıldız, dağıtım hizmetlerinin
yüzde 75'inin özel sektörce yapılacağını, yılın sonuna kadar diğer 3 dağıtım bölgesinin de
özelleştirileceğini söyledi.
   Yıldız, "Enerji sektöründe stabil, sürdürülebilir ve rekabetçi bir yapı var. Bu çok önemli.Gelirlerin geriye
dönük borçlanmada çok büyük etkisi olacak. Biz trafoları, direkleri satmıyoruz. Varlık satışı değil. 2036
yılına kadar dağıtım hizmetlerini özel sektöre devrediyoruz. Özel sektörün kayıp kaçakla ilgili taahhütleri
var. Kaliteli bir iş çıkarsa tarife bundan olumlu etkilenir" diye konuştu.
Yatırım taahhütlerinin yukarı çekilmesi konusunda da değerlendirmede bulunan Yıldız, "EPDK kar
oranlarıyla ilgili 2011 yılından itibaren bir takvim yaptı. Önemli olan hizmetin aksamaması. Ancak
elektrik dağıtım hizmetlerinde aynı yıl yatırım yapılmayabiliyor. Bunun senkron halinde yürütülmesi
gerek. Yatırım ihtiyaçları tarafımızdan takip edilecektir" ifadesini kullandı.
İran ile al ya da öde konunda da açıklamalarda bulunan Taner Yıldız, tüketilmeyen bir miktar gaz
olduğunu, bunun boşa giden gaz olmadığını söyledi. Türkiye'nin daha fazla büyüdüğünü, daha fazla
enerji ihtiyacının ortaya çıktığını kaydeden Yıldız, İran ile al ya da öde bilançosunun 600 milyon dolar
civarında olduğunu dile getirdi.

Keklik: 5.5-6 milyar dolar daha bekliyoruz
   Dağıtım bölgeleri özelleştirimelerini değerlendiren TEDAŞ Genel Müdürü Haşim Keklik, şunları
söyledi: "Özelleştirmeye açık 3 tane mevcut bir tane de mahkeme konusu elektrik dağıtım bölgemiz var.
Toroslar, AYEDAŞ ve Akdeniz mevcut dağıtım bölgelerimiz. Erzurum, Ağrı, Ardahan, Bayburt,
Erzincan, Iğdır ve Kars'ı kapsayan Aras Elektrik'te davaya konu olmuştu. Bu bölgelerin özelleştirmelerini
de önümüzdeki haftalarda gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Bu 4 bölgeden gelir anlamında beklentimiz ise
5.5-6 milyar dolar civarında. Yani dağıtım özelleştirmelerinden toplamda 17 milyar dolar dolaylarında
gelir elde etmiş olacağız. Daha önceki özelleştirmelerden gelen paraların kayıtları Özelleştirme İdaresi
tarafından tutuluyor.
   Biz ne kadarının kasaya girdiğini tam olarak bilmiyoruz. Ama tamamı ödenen bölgeler de var taksit
halinde ödemesi süren bölgelerde. Boğaziçi Elektrik'in özelleştirmesinden 3 milyar dolar civarında gelir
hedeflemiştik. Hedefimizi tutturduk. Bu TEDAŞ'ın bir başarısıdır.
   Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile iyi bir çalışma yaptık. Onlar da çok iyi pazarlama yaptılar. Ortaya
çıkan sonuçtan memnunuz. Elektrik dağıtımı konusunda ihaleye giren şirketlere yönelik bir kota yok.
Yani Boğaziçi Elektrik'e en yüksek teklifi veren şirket AYEDAŞ'ın ya da diğer bölgelerin ihalelerine de
girebilir. Çünkü dağıtımda perakende satış konusu açılmış değil. Bu şirketler tarafından yapılıyor. Ancak
Rekabet Kurulu bu bir sorun olarak görürse onlar belirli oranları aşmama sınırı getirebilir. Ama şu an için
böyle bir durum söz konusu değil."

"Bundan sonraki ihalelere tek başımıza gireceğiz"
   MMEKA Makine Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kazancı: "Verdiğimiz 4.9 milyar dolarlık teklife
dair finans konusu gündeme getiriliyor. Bu ticari konu. Kredi alınabilir. Kanunda bize verilmiş yetkiler
var.Bedelin 5'te 1'i peşin kalanı vadeli diyor. Açık artırmayı kural gereği yapmak zorundaydık. Gönül
isterdi ki maddi konular ön planda olmasın. O süreci yaşarken bile sıkıldık. Bundan sonraki ihaleler için
karar vereceğiz, gireceğiz gibi bir şey söylemek yanlış. Bundan sonraki ihalelere MMEKA olarak
gireceğiz. Boğaziçi’nde şirket kuruluşunu yetiştiremediğimiz için, yetkili bir firmayla girme durumunda
kaldık."

Dicle'deki büyük kayıp ve kaçağı, yatırımla aşacak
   Kayıp kaçakta yüzde 64.2'lik oranla en yüksek paya sahip olan Dicle Elektrik Dağıtım bölgesini 228
milyon dolarla alan Karavil-Ceylan Ortak Girişimi'nde yer alan Karavil Dayanıklı Tüketim Malları'nın
sahibi Abdülkadir Karavil, teknoloji ve altyapı için yıllık 140 milyon dolar harcama öngörüldüğünü
bildirdi.
   Dicle Elektrik'in 1 milyon abonesi bulunuyor. Diyarbakırlı Ceylan İnşaat'ın sahibi Zeynel Ceylan ile
birlikte bu işe talip olduklarını aktaran Abdülkadir Karavil, "Biz gerekli araştırmaları yaptıktan sonra bu
işe talip olduk. Bizden önce birçok ülke kayıp-kaçak sorununu halletmiş. Amerika'yı yeniden keşfetmeye
gerek yok. Brezilya'da kaçak oranı daha fazlaydı. Kuzey Kıbrıs'ta bu iş daha önceden halledilmiş.
Biz bu sorunu teknolojiye yapacağımız yatırım ile çözeceğiz" diye konuştu. "Yaptığımız araştırmalar
sonucunda, kayıp kaçak konusunu engelleyecek bir teknolojiyi kullanmayı hedefliyoruz" ifadelerini
kullanan Karavil, "Öte yandan teknoloji ve diğer altyapı için yıllık 140 milyon dolar gibi bir maliyet
çıkıyor. İhaleyi aldığımız rakamları bekliyorduk. Zaten araştırmalarımızda karşımıza çıkan maliyetleri de
göz önüne alarak bu işe soyunduk. Bölgede güvenlik sorunu var ama biz bütün sıkıntıları bir anda
aşacağız demiyoruz.
   Kaçak oranında hedeflediğimiz rakamlara gelmemiz belki 10 yılı bulacak. Güvenlik ile ilgili olarak şunu
söyleyebilirim, kaçak kırsal da yok. Kaçak sanayide, ticarethanelerde, sulamada. Kuracağımız teknoloji
de, merkezden nerede kaçak varsa görünecek. O bölgenin de hattı hemen kesilecek."
Kayıp ve kaçak oranı Diyarbakır'da yüzde 65.4, Mardin'de yüzde 72.7, Siirt'te yüzde 38.7, Şanlıurfa'da
yüzde 58.8, Batman'da yüzde 66.5 ve Şırnak'ta yüzde 70.9. Dünya / Enerji / 11.08.2010