30 HES, Barhal'in Ekosistemini Tehdit Ediyor
Pazartesi, 19 Temmuz 2010 11:39

30 HES, Barhal'in Ekosistemini Tehdit Ediyor

   Artvin'e bağlı Yusufeli bölgesinde insanın doğa üzerindeki baskısını hafifletmek için bir araya gelen sivil
toplum kurluşları, AB destekli "Kaçkar Dağları, Sürdürülebilir Orman Kullanımı ve Koruma Projesi"ni
hayata geçirirken, bir başka gerçekle daha yüz yüze geldi. 2008 rakamlarına göre Türkiye'nin elektrik
ihtiyacının yüzde 0.5'ini karşılamak için inşa edilecek 30 hidroelektrik santralın (HES) bölgedeki
ekosistemi neredeyse yok edeceği tespit edildi.

Onbinlerce Ağaç Kesilecek
   Hidroelektrik Santral Etkileri Uzman Raporu: Barhal Vadisi'ne göre, 1800 kilometrekarelik alanı
kapsayan Barhal'de Çoruh Nehri ve bağlı 7 dereye yapılması planlanan 30 HES var. Tamamlandıklarında
toplam kurulu güçleri 311.22 KW olacak HES'lerin yılda 1045 GWh elektrik üretmesi öngörülüyor. Bu
da Türkiye'nin 2008 rakamlarına göre yüzde 0.5'i demek. Oysa bölge uluslararası çevre kuruluşlarından
biri olan Conservation International'a (CI) göre, biyolojik çeşitlilik açısından dünyanın korunması
gereken 25 sıcak noktasından biri.
   2009'da hazırlanan, ama kamuoyuna yeni açıklanan Hidroelektrik Santral Etkileri Uzman Raporu'nda ise,
HES'lerin bölgeyi yok edeceği savunuluyor. 210 kelebek, 118 kuş, 22 sürüngen türüne ev sahipliği yapan
vadide ekosistemin bozulacağı hatırlatılan raporda, biyolojik çeşitliliğin böylece kaybolacağı
vurgulanıyor. Yapılan envanter çalışmasına göre, bölgede varolan bitki türlerinden 30 tanesinin küresel
olarak tehdit altında olduğu belirtilirken, bunlardan 19'unun sadece Artvin'e endemik olduğu
kaydediliyor. Bölgedeki 210 kelebek türünün ise, 28 Avrupa ülkesinden daha zengin bir çeşitlilik olduğu
hatırlatılıyor
   Raporda, yapılacak HES'lerin Türkiye'nin toplam elektrik üretiminin yüzde 0.5'ine tekabül edeceği
kaydedilirken, bunu karşılık kelebek türlerinin ve zengin bir faunanın yok edileceği vurgulunayır. 46 bin
216 ağacın yalnızca HES yapımı için kesileceği anlatılan raporda, ayrıca 72'si verimli olmak üzere 210
hektarlık orman örtüsünün yok olacağı ifade ediliyor. Planlanan 30 HES'in topam 1748 hektar dere
yatağı, 233 kilometre uzunluktaki 7 dere ve 1 nehri etkileyeceği belirtilen raporda, yeraltı suları
seviyesinde de azalma olacağı savunuluyor.
   Kurulması gereken yüksek gerilim hatlarının vadinin konumu nedeniyle yerleşim yerlerinin üzerinden
geçeceği hatırlatılan raporda, bunun da insan sağlığını olumsuz etkileyeceği belirtiliyor.
TEMA Başkan Yardımcısı Deniz Ataç, bölgede kurulması planlanan 30 HES'i "Dünyanın sıcak kuzey
noktasındaki bu nadir ekosistemi, baraj ya da HES'lerle yok etmeye kimsenin hakkı yok" diyerek
eleştiriyor. Referans / Yeşil Sayfa / 19.07.2010